Güzel insanlar merhaba.
İşte uzun soluklu, bol fotoğraflı, yoğun duygusal anların ve kesişmelerin yaşandığı Coğrafyamızın nadide yerlerinden ”Akdeniz Ege Turu” Başlığı adı altında duyurduğum, İç Anadolu Akdeniz, Ege, Marmara ve Trakya bölgelerini kapsayan sahil şeridi seyrimizi ”Bisiklet ailemizin” siz değerli fertler ininde soluklarını her an hissettiğim maneviyatlarınızla sonlandırdım.

Bu güzel seyri aleme geçmeden, yaşamımın küçük bir kesitini oluşturan bu turun kısa ama verimli geçen, geçtiği süre içerisinde de bir şekilde bu seyri alemde var olan iyisiyle kötüsüyle, eylem ve söylevleri ile yakından yada uzaktan kesiştiğim tüm Canlılara içten teşekkür ediyor, benim dünyam ve düşümde var olup rol aldıkları için onları çok sevdiğimi söylemek istiyorum.
Kapadokya yarışları ile başlayan bisiklet merakımız kısa sürede tutkuya, olgunlaşması ile birlikte ”SEVDA’YA” (bisikletimin adı) Büründü. bu Sevda, profesyonel yarışlarımızın dışında farklı düşleri yaşamam gerektirdiğini de bana göstermiş oldu.
En büyük düşüm Eski yunan mitosunda ki gibi, tanrılar çağında yaşamak.
Başka türlü, her bir dünya insanını tanımak, düşlerine, hülyalarına ve korkularına ortak olmak.Yine özel saydığım bu dünya insanına dokunmak, hissetmek mümkün değil benim için.
Benzer duygu yoğunluğunu yaşadığım 2003 tarihli 49 gün süren ”Aşk ve Sevda ”Yürüyüşümü Sivas Cumhuriyet Üniversitesinden başlatıp yine Edirne’de sonlandırmıştım. Bir başka düşüm olan bisikletim Sevda ile Akdeniz Ege üzeri sahil şeridi seyri izleyerek bu güzellikleri taçlandırmak idi. Bugün oda yüksek doyunuşlarla sonlandı.
Böyle güzel ve keyifli turlara hazırlanan tüm diğer arkadaşlarım gibi bende de inanılmaz heyecan beraberinde küçük yürek çırpıntıları eşliğinde nelerle karşılaşacağımı bilememenin getirdiği korkularla 29 Eylül Cuma akşamı misafir olan anneciğimin de yardımları sonrasında kendimde götüreceğim eşyaları (fazlası ile) hazırladık. Bunları yaparken hem annemin incinmemesini dikkate alıyor hem de çok ağır olduğu taktirde kargo ile yoldan gönderirim düşüncesinde olduğumdan bunları fazlaca kafama takmıyorum.
Akşam 20:00 sularında annemi İstanbul arabasıyla eve uğurladıktan sonra Sevda ve benim diğer noksanlarımı halletmek üzere koşuşturmaya devam ediyorum. Halledilen tüm noksanlıkların ardından vedalaşmalar silsilesine devam takım arkadaşlarım sevgili Nuri,İsmail,Ekin,Evrim,Serkan,Ergün ve diğer dostlarımız ile vedalaştıktan hemen sonra,çıkılacak yolun heyecanından da olacak yatağa girip gözlerimizi kapamamız gece 02:00 bulur.Sabah 06.00 gibi kalkıp 07.00 de yola çıkmak üzere Serkan ve annesi ile vedalaştıktan sonra Sevda’nın dengesini (ağırlığından dolayı) korumaya çalışarak Dünya Kenti Ürgüp’ten ayrıldım..
Şimdi sizleri seyrimle baş başa bırakıyorum. Bu seyri siz güzel insanlarla tekrar yaşayacağım.
Tur boyunca beni yalnız bırakmayıp destekleyen Bisiklet ailesine sonsuz teşekkür ediyorum.
Sevda yola çıkmak için hazır ve ben kadar sabırsız.

Refika ana ve sevgili Serkan ile görüşüp yola çıkıyorum.

Mustafa Paşa.Eski adıyla Sinesos..


Ürgüp sınırlarında olan.Mustafa Paşa ile Çemil Köyü arasında ki Damsa Barajı.









Kapadokya sadece üzümü ile değil Kabak çekirdeği ile de ündedir.

Keşlik Manastırı.













İşte Anadolunun samimi ve gerçek yüzü.



Limon ambarlarının yanısıra patates ambarlarıylada ön planda.

















Yeşilhisar’a kendimi zor attım.İnanılmaz ateşim var.Yağmur geldi gelecek.


Otelde yatmak elzem oldu.Bu rahatsızlığı başka türlü atmam üzerimden.


01.10.2006
Mustafa paşa,Cemil köy,Taşkın paşa,Şahin efendi,Güzelöz ve Akköy üzerinden Yeşilhisar’a vardım.
Kayseri Yeşilhisar’a vardığım da saat ikiyi gösteriyordu.Kendimi inanılmaz kötü hissediyordum.Bir andan sonra ayakta duracak ta kat’ı kendimde bulamadım.Havanın soğuduğunu hissediyor yağmuru bekliyordum.Terlemem gerekiyordu,bunun için çadırda değil otele geçmem gerekiyordu.Yağmur beni yakalamadan ben az payla otele yerleştim.O gün akşama kadar terleyip durdum,arkadaşlarım beni arayıp ikna etmeye çalışıyor geri dönmemi istiyorlardı.Ertesi sabah 01.10.2006 Pazar sabahı ilaç takviyesi yapmam gerektiğini anladım.Eczaneden ilaçları tedarik ettikten sonra,kullanmamla birlikte biraz biraz kendime geldiğimi hissettim.
Artık bir karar vermem gerekiyordu.İznim sınırlıydı ve belirli tarihlerde buluşma noktalarında olmam gerekiyordu.Bunun için ya ikisi Pazartesi sabahı pedala yüklenmem gerekecek ya da akşam iki otobüsüne binip Pazartesi sabahı Mersinde olup orda pedala yüklenecektim.173 km.lik bir kaybım vardı.Bunun telafisi için ben.kararımı incinerek otobüsten yana koydum,ve mutlaka bunun telafisini yapacağıma dair kendime söz verdim.
02.10.2006 Sabahı erken saatlerde Mersin’e vardım.Biraz tulum içerisinde sızdıktan sonra harekete geçtim.Burada Mersin bisiklet ailesinden Okan aracılığı ile başta (BAY MEKANİK)Mehmet özbay olmak üzere birçok arkadaşımız ile tanışıp sıcak sohpetler ederek kaynaştık.Bu güzelliklerini inceliklerini ömrümce unutmayacağım.O güzel ilin ve bisiklet ailesi fertlerinin sıcaklığını tüm dostlarımız yaşayıp tatmalılar.
Mersin başlı başına bir kültür kenti. Şunu kesinlikle söylemeliyim . Eger ben her girdiğim yerde kahverengi tabelaları izleseydim belkide şuan Mersin’den hala çıkamamıştım.İnanılmaz güzel bir kent.Mersinin upuzun bir sahil parkı var.(14 km.)Bu parkta neler yok ki.dört büyük takıma ayrılmış alan içerisinde ihtişamlı teşir parkları.Denizcilik müzeleri yaa nasıl söyleyeyim yok yok dediklerinden.Oradan çıkmam nerdeyse onikiyi buldu.Hastalığımı tam atlatamadığımı düşünerek ağır tempo tutturarak yola düştüm.Yolda birazda kültürel seyir yaparak bir diğer konaklama noktasına varmam 18:00 buldu.Burası Erdemli’ye bağlı Ayaş beldesinin kamp alanı idi.Üç karavandan ibaret kampta hiçbir görevli yoktu.
Yüreğinizdeki düşlerin gerçekleşmesi dileği ile… Hayata gülümse.
”’Ölüm soluk alışım kadar yakın.”’
Yeşilhisarın tek oteli olan Arçelikde kalıyorum.













Sevgili Okan Mersin Bisiklet Ailesinden.Birbirimizi çok özlemişiz.







Sevgili Mehmet Özbay. Namı diğer Bay mekanik.











Mehmet Hocamın plazada tüm dostlarla söyleşi halindeyiz.














Kanlı divaneye çıkıyorum.İllaki görülmeli.Arkasından Kral mezarliği.




